Aus Open'ı ''O'' karakterler kazandı

Avustralya Açık'ta Ashleigh Barty ve Rafael Nadal'ın zaferini Cahit Yavuz kaleme aldı.

Cahit Yavuz 31.01.2022 - 15:28 | Son Güncelleme: 31.01.2022 - 19:24

 

CAHİT YAVUZ

Covid ile yatıp, Covid ile kalktığımız son yıllarda, dünyaya günlük hayatı hatırlatan bir turnuva oldu Avustralya Açık.

Turnuva öncesi Djokovic'in sınırdışı edilişi ile başlayan gündem, Nadal'ın tur boyunca sergilediği olağanüstü performansıyla 2 farklı parçaya bölündü adeta.

Avustralya Açık'ın 100'üncü yılında kadınlarda neredeyse yarım asırdır hasret kalınan şampiyonluk kupası, Ashleigh Barty ile sona erdi. Ikinci sette, 2020'de Adaline'de kaybettiği Danielle Collins'e karşi 5-1 geri düşmesine rağmen, büyük bir inançla seti önce tie-break oyununa taşıdı. Sonrasında tie-break oyununu da (7-2) kazanarak, 1978'de Chris O'Neal'dan 44 yıl sonra kupayı Avustralya müzesine hediye etti.

Yani, finalin gerginliğini taşıyabilen ve maçın bütününe odaklanabilen özel bir karakterin savaşıydı bu final.

Erkekler finalinde de benzer anlar yaşandı. Ancak Rod Laver Arena'da bu kez eşsiz bir Nadal mücadelesi vardı. İlk iki seti kaybeden Nadal, kortta saatler ilerledikçe oyuna hakim olmaya başlayan taraf oldu.

Ancak o anda çok az kişi Nadal'ın 2-0 geriden gelip maçı kazanacağına inanıyordu. Nadal ise kortta maçın sonunu hayal etmek yerine her puan için, varını yoğunu ortaya koyamakla meşguldü.

Medvedev ise 2-0'dan sonra değişen momentum için kendisi hariç, herkesten şikayet eden taraftı. Üçüncü ve dördüncü setler Nadal'ın kontrolünde geçti. Ancak 5'inci seti nasıl çıkarabileceği konusunda herkesin kafasında soru işaretleri vardı.

İşte o andan itibaren Nadal'ın olağanüstü karakteri ortaya çıktı. Maçı bitireceği sette, servis avantajını kaybetmesi bile, kazanmakla ilgili inancından bir adım geri attırmadı. Ve 21'inci Grand Slam şampiyonluğunu kazanarak, Grand Slam sampiyonlugunda, Federer ile Djokovic'in önüne geçti.

Dünya tenisinin podyuma çıktığı Avustralya'da, Covid belasının tenisçilerde, ciddi bir performans düşüşü yaşattığı da gözle görülür nitelikteydi. Ancak Zverev, Medvedev, Krygios gibi yeni nesil tenisçilerin fabrikasyon oyun tarzları, Federer, Nadal, Djokovic gibi özgün oyun karakterleri karşısında ne kadar zevksiz ve tatsız kaldığını da görmüş olduk.

Sayfa Yükleniyor...