"Djokovic'in Covid'le savaşı" Cahit Yavuz yazdı...

Avustralya Açık Tenis Turnuvası'na katılmak üzere aşı muafiyetiyle gittiği Melbourne'de, sunduğu belgeler kabul edilmeyerek hükümet tarafından iki kez vizesinin iptal edilmesi yönünde verilen kararın mahkeme tarafından da onaylanmasıyla sınır dışı edilen tek erkeklerde dünya bir numarası Novak Djokovic, ülkesi Sırbistan'a döndü. Tenis dünyasında yaşanan bu gelişmeleri Cahit Yavuz kaleme aldı...

NTV Spor 18.01.2022 - 20:31

DJOKOVIC'İN COVID'LE SAVAŞI - Cahit Yavuz

Geçen gün, ekran karşısında kaşları çatık bir Djokovic görünce şaşırdım. Genelde rakiplerini elemiş, rahatlamış, bir savaş kahramanı edasıyla ekrandaki yerini alırdı. Ama bu kez kızgın ve kırgın bir ifade vardı yüzünde. Onu öyle görmeye alışmadığımız için bir tuhaf his sardı içimi. Bu gibi hallerde hemen kaleme sarılıp bi şey yazasım gelmiyor.

Olan biteni bir de tenisseverlerden dinlemek daha anlamlı geliyor. Nitekim arada sırada tenis oynadığım kulüpteki tüm tenisseverlerin ana konusu buydu. Bir çoğu Novak'ın sadece kazanmaya odaklı saha içi agresif kişiliğini hoş karşılamıyor. Ancak benim gibi bir çok tenissever de ona yapılanın adil bir tavır olmadığı düşüncesinde.

Kariyerinde Avustralya kupasında 9 şampiyonluğu var... Turnuvaya ve Avustralya'ya hatırı sayılır değerler kattı bu adam. Olay çok basit. Dünya 1 numarası ve yine dünya spor kamuoyunun 1 numaralı gündemini oluşturan bir spor organizasyonunun spor dışı gündeme yapacağı hamlelere dikkat etmesi gerekirdi. Çünkü, iş kaş yapalım derken göz çıkartmaya dönmüş.

Avustralya Federal Devre ve Aile Mahkemesi Djokovic'i haklı bulmuş. E tamam işte. Aşının önemi ile ilgili mesaj verilmiş. Djokovic de bunu saygı ile karşılamış. Fakat Olimpik sporları yoneten kurumlar genel hukuk sistemi dışında kararlar alabiliyorlar. Sporun hatta turnuvaların özel kuralları vardır. Örneğin; Wimbledon'da beyaz giymeyeni korta çıkartmazlar. Sen insan hakları dahil istediğin mahkemeye git, her türlü hakkı kanunen kazan, sonuç değişmez. Kortta rakibinin karşısındaki yerini aldırmazlar sana.

İşte tam bu alan içine giren konuyu fırsat bilen Avustralya'nın Göç Bakanı Alex Hawke, mahkemenin bu kararını reddederek turnuva kuralları üzerinden Djokovic'i sınır dışı etti. Üstelik Dünya Sağlık Örgütü bugüne kadar aktif spor dünyasında sadece 1 sporcunun covidten öldüğünü açıklaması ortada duruyor iken. O sporcu da Japon sumo güreşçisi... Bu durum, bir çok tenissever tarafından, medyatik bir değer üzerinden toplumsal mesaj verme kurnazlığı olarak değerlendiriliyor.

Diğer yandan, Göç Bakanı bu kararı, aşı karşıtlığını cesaretlendirmemek için verildiğini söylüyor. Oysa şu an tüm dünya aşıyı sorgular hale geldi. Yani Göç bakanı kaş yapayım derken göz çıkarttı... Djokovic, testlerle kontrol altında, hatta özel bir odada, ki bu isimler diğer tenisçilerle aynı yerde kalmazlar... Maçına da özel sağlık kontrollerinde geçerek çıkabilirdi. Kimsenin kılına da, aklına da zarar gelmezdi.

Olan oldu. Asıl olay bundan sonra neler olacağı üzerinedir. Her şeyden önce Djokovic'in basın toplantısındaki bazı cümlelere dikkatli bakmak lazım. Olanlardan sonra hayal kırıklığı yaşadığını ve çok sevdiği tenis oyununa tekrar odaklanabilmeyi umduğunu söyledi... Bu cümleler onun çektiği acıyı anlatmaya yeter de artar. Tekrar kortlara çıkıp aynı performansı yakalayabilmesi adına endişeli olduğu her halinden belli.

Ben bir sporsever olarak Djokovic'in yanındayım. Onu hiç bu kadar sevip desteklememiştim. Ona daha çok saygı duyuyorum. Ve bence Avustralya Açıkta raket sallayan tüm tenisçiler de aynı şekilde onun bu turnuvadan bu şekilde ihraç edilmesini sindirememişlerdir. Ve bence Djokovic'in ruhu turnuva süresince kortlarda olacak. Ödül töreninde de organizasyonun engellemelerine rağmen tenisçilerin maç sonu yorumlarında da hissedilecek.

Sayfa Yükleniyor...