Mutlu Ulusoy

Hep sen haklısın!


“Hep sen haklısın! Hep sen hiçbir şey yapmayansın. Sen tüm spor medyasının da camiasının da azılı düşmanısın. Her hafta senin için tuzaklar kuruluyor her yere. Sen hata yap diye, pusuya yattı herkes. Ağzından bir kelime çıksın diye bekliyor ahali. O kelimeyi alıp öyle yerlere  çekiştirecekler ki, o sinirle ağzından hakikaten kötü bir şey çıkacak. Oysa ki sen ne kadar etliye sütlüye karışmayan, mülayim bir adamsın. Ağzından damlayan balları  göremiyor kimseler.“

Hayatı bu gazla yaşayan insanlar var ne yazık ki. Onları durdurabilen biri çıksa keşke.

Hep eleştirilerek, hep üstüne gelindiğini düşünerek yaşamak tüm samimiyetimle söylüyorum bence çok zor. Ağır bir psikoloji. Bu tuzağa sen, ben, biz de düşüyoruz. Bazen hep “Ben haklıyım. En en haklı benim!" diye sokaklara çıkıp bağırmak istiyorum. Hepimizde olmuyor mu? 
        
“Haklıyım!” isyanını da ölçülü yaşamak lazım. Her hafta ya da her olayda “sen haklı" olamazsın.

Her olayda bu kadar sivrilirsen bir gün gerçekten haklı olsan da  haklı  olamazsın. Çünkü bütün hakkını neredeyse  kullandın.

Sadece manşetlere çok yakışırsın. Senden,  bu agresifliğinden beslenmeye başlar insanlar. Sen de eğer bunu keşfettiysen ve kullanıyorsan gerçekten, adının çıkmasından memnunsun demektir.
         
Şayet yazacaksa tarihin beni huysuz bir kadın olarak yazmasını arzu etmezdim heralde ne bileyim. Peki ya sen?
         
Etrafında senin hep haklı  olmandan sıkılan insanlar varsa  durum komikleşmeye başlamış demektir. Kimse senin hiçbir şeyine şaşırmıyorsa herkes senden umudu kesmiş demektir.
         
Şu an ne söylememizi istersin?

2 seçeneğimiz var sen seç:

“Yine mi kaynadılar sana? Bıkmadılar! Ne çektin be!” 

“Sen hep haklı olamazsın”

Bence yolumuza 2. cümleyi kurabilen dostlarla devam etmeliyiz. Haydi selametle...