Yukarı Çık

İkinci yarı başlarken

Adnan Bostancıoğlu

Google'da NTV'yi tercih et

Adnan Bostancıoğlu

Tüm Yazıları
E-Posta Adresi[email protected]

Devre arasında başa güreşen takımların hepsi şampiyonluk iddialarının sürdüğünü söylediler... Zaten aksi pek düşünülemez.

Nihayet lige verilen ara bitti. Top santraya koyulmadan hemen önce genel duruma bir göz atalım...

Devre arasında başa güreşen takımların hepsi şampiyonluk iddialarının sürdüğünü söylediler... Zaten aksi pek düşünülemez. Kimse, matematiksel olarak havlu atmadan “bizden bu kadar” demiyor. Ama kabul etmek gerekir ki iddialarının sürdüğünü söyleyen takımlar için durum o kadar da parlak değil.

Trabzonspor,  Bursaspor'a 5, Fenerbahçe'ye 9, Kayserispor'a 10, Beşiktaş'a 14 puan fark yapmış durumda... Galatasaray'a ise 19 puan!
Galatasaray'ın bu farkı kapatması pek mümkün görünmüyor. Farkın büyüklüğü bir yana, son Seyrantepe hadiselerinin ardından kulübün bir yönetim gerilimine sürüklendiği anlaşılıyor. Huzur ve istikrarın olmadığı koşullarda sarı kırmızılıların etkili bir çıkış yapmalarını beklemek zor. Kaldı ki hiç kimse Galatasaray'ın kısa vadede ümit verici bir futbol oynayacağını iddia edecek durumda değil. Belki Türkiye Kupası üzerinden Avrupa kapılarını zorlayabilirler...

Beşiktaş'ın da puan farkı az değil. Şöyle düşünebiliriz: Trabzonspor 17 maçta 42 puan topladı. Yani ligin ilk yarısında sadece 9 puan kaybetti. İkinci yarıda daha kötü bir performans gösterse dahi (sözgelimi fazladan bir mağlubiyetle 12 puan kaybetse) Beşiktaş'ın bütün maçlarını kazanması halinde bile şampiyon olamayacağı görülüyor. Yani kendi performansı bir yana, şampiyonluğun büyük adayının hesapta olmayan bir düşüş yaşaması gerekiyor. Şimdilik böyle bir ihtimale dair herhangi bir ipucu da yok. Beşiktaş için herhalde en mantıklı hesap Şampiyonlar Ligi'ne katılmayı hedeflemek olmalı. Tabii bir de gelecek yılın takımını ‘olgunlaştırmak'. Henüz gruptan çıkması kesin olmamakla birlikte Kupa da önemli bir hedef.

Kayserispor'un şampiyonluk konusunda ciddi bir iddiası var mı, emin değilim. Ligin ilk yarısından hatırlarsak, puan kayıpları peşpeşe geldiğinde zor toparlanan bir takım. 10 puanlık farkı kapatacak moral süreklilik konusunda epey zorlanırlar gibi görünüyor. Bu yıl sanki Avrupa kupalarına katılma iddiası daha gerçekçi olacak  Kayseri için...

Geriye Trabzonspor'u zorlama ihtimali olan Fenerbahçe ve Bursaspor kalıyor.

Fenerbahçe'nin 9 puan farkı, tecrübesi ve geleneği ile kapatması çok büyük bir sürpriz olmaz. Tabii “NŞA”. Yani “Normal Şartlar Altında”... Fakat lige verilen arada oynadığı bir Kupa (Yeni Malatyaspor) bir de hazırlık maçı (Samsunspor), şartların anormalleşmesini beraberinde getirdi. Aykut Kocaman'ın geleceğinin tartışıldığı, Alex'in takımda kalıp kalmayacağının bir muammaya dönüştüğü, Aziz Yıldırım'ın Federasyon'u ve hakemleri hedef alan “kontrollü stres” politikasına yöneldiği gergin bir ortam oluştu. Hâl böyle olunca ligin ikinci yarısında Fenerbahçe'nin ne yapacağını kestirmek kolay değil.

Trabzon'a en yakın takım Bursaspor. Üstelik geçen senenin şampiyonu. Yani psikolojik olarak şampiyonluk, Kafdağı'nın ardında değil. Avrupa'da fazla örselenmesi ilk yarıda onlar adına talihsizlikti. Hatta aradaki 5 puanlık farkın belki de en önemli sebebi... Ertuğrul Sağlam'ın ligi çok iyi tanıması ve elindeki sınırlı kadrodan en yüksek verimi alabileceği oyun anlayışını takıma yerleştirmesi ikinci yarı için en önemli avantajları... Artık uğraşmaları gereken bir Avrupa “belası” da yok. Bursaspor –taraftarı başına bir iş açmazsa- zirveden kolay kolay kopmaz.

Trabzon için söylenecek fazla birşey yok. Şu anda ligin en iyi top oynayan takımı... Şenol Güneş'in kuru gürültüye pabuç bırakmayan güvenli duruşu, sakin kişiliği, son derece düzgün bir insan olmasının getirdiği saygınlık, ilk yarının liderini diğerleri karşısında birkaç adım öne çıkarıyor. Bordo mavililer çeyrek yüzyıldan fazla süren şampiyonluk hasretine bu yıl son vermeye çok yakın.