Yukarı Çık

Şota kazandı

Adnan Bostancıoğlu

Google'da NTV'yi tercih et

Adnan Bostancıoğlu

Tüm Yazıları
E-Posta Adresi[email protected]

Ligin ilk haftasında en çok hücum yapan, en çok gol girişiminde bulunan ve en çok gol atan takımdan bu hafta eser yoktu. Sebebi, Şota’nın son derece akıllı oyun planıydı.

Ligin ilk haftasında en çok hücum yapan, en çok gol girişiminde bulunan ve en çok gol atan takımdan bu hafta eser yoktu. Sebebi, Şota'nın son derece akıllı oyun planıydı. Belli ki, Şota Beşiktaş'ın Mersin maçını iyi analiz etmiş. Oyunun boyunu olabildiğince kısaltarak Beşiktaş'ın rakip cezasahası önünde hızlı pas trafiğini kısa sürede etkisiz hale getirdi.
 
Beşiktaş Şota'nın etkili savunma anlayışının üstesinden gelemedi. Israrla sol kanada yığıldılar. Quaresma ve Gökhan kanat değiştirseler de oyunun yönü bir türlü değişmedi. Düşünün ki, maçın ilk 25 dakikasında Ramon Motta topla 32 kez buluşarak kendi çapında bir rekora imza attı. Bu kadar çok öne çıkınca, Trabzon'un tehlikeli atakları Yusuf'la hep buradan geldi.
 
İkinci yarıda Beşiktaş daha etkili görünürken peşpeşe yaşanan olmadık hadiseler maçın gidişatını tersine çevirdi. Önce Gökhan Töre topu boş kaleye yuvarlayamadı; hemen peşinden Trabzon'un golü geldi. Quaresma patenti kendisine ait bir vuruşla (tabii rüzgarın da azizliğiyle) beraberliği sağladı ama bir kaç dakika sonra biraz umursamazlıktan kaynaklanan dalgınlıkla kırmızı kart gördü. Bütün bunlar, 10 dakka içinde oldu!
Beşiktaş'ın yediği ilk gol, takımın zayıf halkasını bir kez daha gösterdi. Bu savunma göbeğinin, özellikle kendi sahasında oynadığı maçlarda benzer golleri yeme ihtimali çok yüksek. Atletik özellikleri olan bir stoper ihtiyacı kendisini fena halde hissettiriyor.
 
Gecenin Beşiktaş açısından asıl büyük hayal kırıklığı, 10 kişi kaldıktan sonra neredeyse kaderine razı bir pısırıklık içinde geriye yaslanması oldu. Oysa 30 dakika 10 kişi oynamak zarureti bir takımı bu kadar düşürmemeli.
Dahası, kaptıkları toplarla savunmadan çıkmayı beceremediler. Burada Gökhan Töre'nin formsuzluğunun –ve geçen haftaki yazıda da işaret ettiğim gibi Quaresma'nın dönüşünün ardından yaşadığı moral bozukluğunun- payı büyüktü. Takımı ileri taşıyamadığı gibi çok sayıda top kaybı yaptı. Sonuç olarak Beşiktaş'ın skoru koruma çabası, esasen ikinci gole davetiye çıkardı. Böylece maçı hak eden kazandı.