Yeşil Burun Adaları’ndan daha iyiyiz
Fatih Demireli
Fatih Demireli
Tüm YazılarıTürk Futbolunun en önemli takımı, A Milli Takım, Temmuz 2013 itibariyle dünya sıralamasında 57. sıraya geriledi. Bizden daha iyi konumda Yeni Zelanda, Panama, Yeşil Burun Adaları, Galler, Slovenya veya Burkina Faso var mesela. Hatta Dünya Kupası elemesi grubumuzda yer alan Macaristan ve Romanya da bize ciddi bir fark atmış durumda. Öyle ki, bir hayli gerimizde olan Estonya, puan olarak Türkiye’ye daha yakın, bizim Romanya’ya olan yakınlığımızdan. Abdullah Avcı’nın „lider olarak“ çıkmayı hedefled
Türk Futbolunun en önemli takımı, A Milli Takım, Temmuz 2013 itibariyle dünya sıralamasında 57. sıraya geriledi. Bizden daha iyi konumda Yeni Zelanda, Panama, Yeşil Burun Adaları, Galler, Slovenya veya Burkina Faso var mesela. Hatta Dünya Kupası elemesi grubumuzda yer alan Macaristan ve Romanya da bize ciddi bir fark atmış durumda. Öyle ki, bir hayli gerimizde olan Estonya, puan olarak Türkiye'ye daha yakın, bizim Romanya'ya olan yakınlığımızdan. Abdullah Avcı'nın „lider olarak“ çıkmayı hedeflediği grubun görüntüsü bu. Hollanda'dan bahsetmiyorum bile. Avcı, 17 Kasım 2011'de göreve geldiğinde Türkiye 28. sıradaydı, ibrenin nereye gittiğini ve daha nereye gideceği ortada.
Türk Futbolunu yönetenlerin bu duruma kayıtsız kalmadığını görmek sevindirici. Fikir şu ki; yabancı sınırlamasını katılaştırıp, Türk futbolcuların daha çok forma giymesi ve böylelikle Milli Takım düzeyine gelmesini sağlamak. Ana fikir: Genç oyunculara yer açmak. Iyi güzel…
Peki hangi genç oyunculara yer açılacak?
Ülke olarak gururla düzenlediğimiz U 20 Dünya Şampiyonası'na katılan U 20 Milli Takımı'ndan kaç oyuncu gelecek sezon Süper Lig'te forma giyecek? Yer açılması düşünülen Türk gençler, onlar olması gerekiyor keza… Kısmen beğeniyle izlediğimiz Evren Cenk Şahin geçen sezon çok fazla yabancısı bulunmayan İstanbul Büyükşehir Belediyespor'da yakaldığı 57 dakikalık süreyi aşabilecek mi? Her yıl iki stoper transfer eden ve TFF'nin öngördüğü yabancı sınırlamasını destekleyen Fenerbahçe, Hakan Cinemre'ye A Takım düzeyinde forma şansı sağlayacak mı? Galatasaray, Alperen Uysal ve Sadık Çiftpınar'ı görecek mi? Sahi; Okay Yokuşlu ne olacak?
Cevapları az çok biliyoruz; bu oyuncuların çoğu Süper Lig'te oynamak için henüz hazır değil. Yaşıtları olan Fransızlar karşısında bile onlardan en az iki yaş küçükmüş gibi gözükken bu çocukların çoğu, üst düzey bir ligde oynamak için henüz hazır hale getirilmedi. Bu diğer yaş grupları için de geçerli. Oysa bu oyuncuların neredeyse hepsi üst düzeyde yetenekli. Kısacası; Türk futbolunun yetenek sıkıntısı yoktur, yeteneği kullanma sıkıntısı vardır. Bu oyuncuları daha zor görevler için hazırlayacak ne yeterince antrenör var, ne de bir sistem, ne de bir plan, ne de bir program. Bu sistem sağlandığı zaman, yabancı sınırını tekrar konuşabiliriz, gençleri oynatmak için bir çeşit kural getirebiliriz. Ama şimdi değil, ama zorla değil, pasaportlarının üstünde ay yıldız olduğu için değil. Hazır hale geldikleri zaman!
Abdullah Avcı göreve geldiğinde ekibinde yer alan değerli Tayfun Korkut hocanın da ilişkileriyle Avrupa'nın en üst düzey antrenörlük eğitimini veren Almanya Futbol Federasyonu ile çalışmalar başlamış ve bu konuda önemli adımlar atılmıştı. Bu çalışmaları yürütmesi için görevlendirilen zamanın Gelişim Direktörü Tolunay Kafkas, Trabzonspor'a gidince bir daha bu konuda ses çıkmadı.
Kafkas'ın istifasından aylar sonra Futbol Gelişim Direktörlüğünden sorumlu Yönetim Kurulu üyesi olarak atanan Selim Koray ise Twitter'dan sistemi eleştiriyor ve aynen şu ifadelere yer veriyor: „Sistem kaliteli Türk futbolcusu yetiştiremiyorsa sistem değiştirilir, futbolseveri cezalandırmakla sistemdeki sorunu halledemeyiz.“
Ve hatta şunu diyor çözüm için: „Yabancı sınırını benimsemiyorum ancak Kulüplerin altyapılarına çok ciddi standartlar getirilmesinden yanayım.“
Sayın Koray, tespitinizin de, çözüm fikrinizin de muhatabı sizsiniz. Gereğini yapın, Yeşil Burnu Adaları'ndan daha iyi bir konumda olma potansiyelimizi kullanalım.