Meğer Galatasaray bitmiş
Mehmet Sevinç
Mehmet Sevinç
Tüm YazılarıŞu Galatasaray için söylenenlere, tribünlerde yaşananlara ve yapılan yorumlara bakıp da kayıtsız kalmak imkansız. Meğer Galatasaray bitmiş.
Şu Galatasaray için söylenenlere, tribünlerde yaşananlara ve yapılan yorumlara bakıp da kayıtsız kalmak imkansız. Meğer Galatasaray bitmiş.
Nereden başlasak acaba? Taraftarın tepkisinden başlayalım sıcak sıcak. Son maçta Haldun Üstünel tezahüratlarıyla inledi Ali Sami Yen. Demek ki Galatasaray seyircisi onu kurtarıcı olarak görüyor. “Sihirbaz” Üstünel birkaç transfer yapacak ve takım şaha kalkacak. Üçer beşer gollü galibiyetler birbirini izleyecek. Ama Galatasaray seyircisi Türk insanının genel profilinden farksız. Yani unutkan. Haldun Üstünel'in son iki sezonda beşinci ve üçüncü olan takımların da yöneticisi olduğunu unutuverdi birden. Geçen sene tarihinin en iyi kadrosunu kuran Galatasaray şampiyonun kaç puan gerisinde kaldı? Şimdi ben de bunu unuttum.
Frank Rijkaard gitsin mi kalsın mı? Tabii ki gitsin. Adam zaten futbolu bilmiyor. Bu yüzden zaten Hollanda Milli Takımı ve Barcelona ona emanet edildi. Bu yüzden Uluslararası Futbol Tarihi ve İstatistikleri Federasyonu tarafından “dünyada yılın en iyi kulüp teknik direktörü” seçildi. Bu yüzden yine UEFA onu “Avrupa'da yılın antrenörü” olarak belirledi vs. vs. Uzatmaya gerek yok.
Peki Rijkaard Türkiye'ye geldiğinde kim heyecanlanmadı. Kim “Ben Rijkaard'ın başarısız olacağını düşünüyorum. Bu adam burada yapamaz” dedi? Kim “Rijkaard kötü teknik direktör” diye yazdı? Lig başladığında, farklı galibiyetler birbirini izlediğinde herkes Rijkaard'ı alkışlamadı mı?
Buradan yola çıkarsak, namlunun ucundaki insanlardan diğeri; başkan Adnan Polat nerede hata yaptı? Dünyanın en iyi teknik direktörlerinden biri olarak gösterilen Rijkaard'ı takımın başına getirerek mi? Kim “ben getirmezdim” diyebilir ki?
Adnan Polat'la devam edelim. Başarısızdır ve gitsin deniyor. “Nerede hata yaptı” kimse söylemiyor. Rahmetle andığımız Özhan Canaydın'la birlikte Galatasaray'ın maddi problemlerden tek kurtuluşu olarak görünen stat projesini hayata geçirerek mi? Geçmiş yönetimlerin üzerlerine bıraktığı ve her yıl milyonlarca dolar gelir kaybına neden olan Sportif A.Ş. ile Futbol A.Ş.'yi birleştirerek mi? Transfer döneminde ayağını yorganına göre uzatmaya çalışarak mı? Denizbank'la yaptığı kredi kartı anlaşmasıyla kulübe yeni gelir kapıları açarak mı? GS Store'un ürün yelpazesini ve gelirlerini artırarak mı?
Futbolda biraz da şansa ihtiyacınız var. Taraftar, ismi büyük transfer istiyor. Geçen sene büyük isimlerden oluşturulan kadro ligi 3. sırada bitirdi. Hatta devre arasında bile Jo, Dos Santos ve Lucas Neill gibi 3 ismi büyük transfer yapıldı. Ancak katıkılarının bu denli az olacağını kimse tahmin edemezdi. Geçen yıl oluşturulan kadro ve yapılan yatırımın tek amacı vardı. O da şampiyon olarak Şampiyonlar Ligi'ne direkt katılmak ve harcanan paraları bir anlamda telafi etmek. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı. Her zaman da uymasını bekleyemezsiniz. Zaten sezona 4 takım şampiyonluk parolasıyla başladı, beşincisi şampiyon oldu.
Velhasıl asıp kesmekle Galatasaray düzlüğe çıkmaz. Bu takım 14 yıl şampiyon olmadı. Büyüklüğünden bir şey kaybetmedi. Yönetime ve Rijkaard'a zaman tanınmalı. Öncelikle maddi sorunlar çözülmeli. Gerekirse şampiyonluktan vazgeçilerek. Gerekirse taraftara acı ve gözyaşı vadederek.